| "Bir selamla selamlandığınızda, siz ondan daha güzeliyle selam verin ya da aynıyla karşılık verin. Şüphesiz, Allah herşeyin hesabını tam olarak yapandır." (Nisa Suresi, 86) Müminler Peygamber Efendimiz (sav)’in sünnetini ihya etmek için ve güzel ahlaklarının bir gereği olarak karşılaştıkları kişiye ilk selam veren olmaya da dikkat ederler. Karşı taraftan beklemeden güzel bir tavır göstermek ve iyilik yapmak üstün bir ahlakın göstergesidir. Bir hadisinde Peygamber Efendimiz (sav), bu ahlakın güzelliğini müminlere şöyle anlatmaktadır: "Mümin din kardeşine rahatlık verir. Münafık ise uzak durur. Ve kardeşine sıkıntı verir. Mümin selâm vermekte atılgandır. Münafık ise bakar ki önce kendisine versinler." Hz. Enes (ra) (Ramuz el Hadis, s. 231) Peygamberimiz (sav)’in selamlaşmanın önemini hatırlattığı hadislerden bazıları ise şöyledir: "… Ebu Hüreyre (Radiyallahu anh)’den: şöyle dediği rivayet edilmiştir. Resulullah (sav) buyurdular ki: “Nefsim, kudret elinde olan Allah’a kasem ederim ki siz iman etmedikçe Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de (kamil) iman etmiş olamazsınız. Size bir şey göstereyim mi; (öyle bir şey ki) onu yaptığınız zaman yek diğerinizi seversiniz? Selamlaşmayı aranızda yayınız." (İbni Mace/1. cilt/ s. 116, hadis no: 68) "... Abdullah bin Ömer (ra)’dan, şöyle derdi: Resulullah (sav) buyurdu ki: Selamlamayı çoğaltıp yaygınlaştırın, (muhtaçlara) yemek yedirsin ve Allah (Azze ve Celle)’nin size emrettiği gibi kardeşler olunuz. " (Mace, c. 9, s.6, hadis no: 3252) Peygamberimiz (sav)'in sünnetine uyan, Hz. İbrahim’in Kuran’da haber verilen konukseverliğini örnek alan müminler, öncelikle misafirlerini selamlayarak güzel bir şekilde karşılar; onlara saygı, sevgi, huzur ve güleryüz sunarlar. Allah (cc)’ın zikredildiği, anıldığı, güzel sohbetlerin yapıldığı evlerde müminler İslam adabının en güzel örneklerini yaşarlar. Nur Suresi’nde Yüce Allah (cc), müminlere ayrıca evlere girerken de selam vermelerini bildirir: "... Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından kutlu, güzel bir yaşama dileği olarak birbirinize selam verin. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklar, umulur ki aklınızı kullanırsınız." (Nur Suresi, 61) Rabbimiz, müminlerin evlere girdikleri zaman birbirlerine selam vermelerini, ancak bunu yaparken birbirlerine kutlu, yani kutsal ve güzel yaşama dileğiyle, Kuran'a ve dine uygun yaşama dileğiyle selam vermeye niyet etmeleri gerektiğini hatırlatmıştır. Bu yüzden selamın niyetine dikkat edilmesi de çok önemlidir. Müminler bibirleriyle karşılaştıklarında Yüce Allah (cc)'tan bir rahmet ve esenlik dilerler. Kendisine selam veren her kim olursa olsun selamı alırlar ve ona daha güzel bir şekilde karşılık verirler. Müminin bu tutumu, Kuran ahlakının insanlar arasındaki sosyal ilişkilere getirdiği güzelliklerden biridir. Selam ile, birbirini tanımayan insanlar arasında bir muhabbet, sıcaklık ve yakınlık kurulmuş olur. Bu ahlakın yaşanmasıyla, cahiliye toplumlarında yaşanan gergin, hürmet ve saygının gösterilmediği ortamlar Müslümanların bulunduğu yerlerde hiç bir şekilde oluşmaz. |
Giriş
Kuran'ın "Asla; demekte olduğunu yazacağız ve onun için azapta(n) da süre tanıdıkça tanıyacağız. Onun söylemekte olduğuna Biz mirasçı olacağız; o Bize, 'yapayalnız tek başına' gelecektir." (Meryem Suresi, 79-80) ayetleriyle bildirildiği gibi, insanın ağzından çıkan her kelime Allah Katında yazılmaktadır. Dolayısıyla insanlar inandıkları her fikirden, akıllarından geçirdikleri her düşünceden, gösterdikleri her tavırdan sorumlu oldukları gibi, söyledikleri her sözden de sorumlu tutulacak ve ahirette buna göre bir karşılık göreceklerdir.
İman edenler, Allah’ın şanını yücelttikleri, birbirlerine Allah’ın ayetlerini hatırlattıkları ve birbirlerinin tefekkürlerinden istifade ettikleri sohbet ortamlarında “Müslümanca konuşmalar” yapar, bu sohbetleri imanda derinleşmek için bir yol olarak kabul ederler.
Sohbet karşıdaki insanı tanımak, güzel ahlak özelliklerinden ve tefekkürlerinden istifade etmek açısından da çok önemli bir fırsattır. İnsanın duyguları, düşünceleri, istekleri gibi eksik yönleri de konuşmalarına yansır. Konuşma üslubu, kötü ahlak özelliklerine sahip kişilerle derin iman sahibi kişileri birbirinden ayırır. Çünkü iman sahibi bir insan, güçlü Allah korkusu gereği, karşısındakine rahatsızlık vermeyen, samimi, hikmetli, ümitvar, nezaketli, ölçülü, itidalli, alçakgönüllü ve her olayın hayır yönlerini dile getiren bir konuşma tarzı benimser. Boş ve yararsız sohbetlerden, insanları ümitsizliğe, ye’se ve karmaşaya sürükleyen konuşmalardan itinayla kaçınırlar.
İman edenler, Allah’ın şanını yücelttikleri, birbirlerine Allah’ın ayetlerini hatırlattıkları ve birbirlerinin tefekkürlerinden istifade ettikleri sohbet ortamlarında “Müslümanca konuşmalar” yapar, bu sohbetleri imanda derinleşmek için bir yol olarak kabul ederler.
Sohbet karşıdaki insanı tanımak, güzel ahlak özelliklerinden ve tefekkürlerinden istifade etmek açısından da çok önemli bir fırsattır. İnsanın duyguları, düşünceleri, istekleri gibi eksik yönleri de konuşmalarına yansır. Konuşma üslubu, kötü ahlak özelliklerine sahip kişilerle derin iman sahibi kişileri birbirinden ayırır. Çünkü iman sahibi bir insan, güçlü Allah korkusu gereği, karşısındakine rahatsızlık vermeyen, samimi, hikmetli, ümitvar, nezaketli, ölçülü, itidalli, alçakgönüllü ve her olayın hayır yönlerini dile getiren bir konuşma tarzı benimser. Boş ve yararsız sohbetlerden, insanları ümitsizliğe, ye’se ve karmaşaya sürükleyen konuşmalardan itinayla kaçınırlar.
Müslümanların Birbirine İltifat Etmesi Çok Güzeldir. Bütün Övgüler Cenab-ı Allah'adır.
12 Nisan 2010 Pazartesi
Müminlerin Selam ve Güzel Söze Verdikleri Önem
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder